ŞİİRİN UTANGAÇ ÇOCUĞU

17.12.2005
Sağlıklı ve huzurlu geçen , sıradan bir günün değerini başka neyle ölçebilirsiniz ?
Yaşamaya tutkun olduğunuzu daha güzel nasıl anlatabilirsiniz ?
''Yeterki gün eksilmesin penceremden ''
Ölümle yok oluşu kabullenemediğimizi daha naif nasıl dile getirebilirsiniz ?
''Öldük ölümden birşeyler umarak
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü''
Yaşamın güzelliğini , karşı cinsin kıştırtıcılığını , yalnızlığın iç eriten hüznünü herkesten başka , herkesten yoğun mu hisseder sanatçılar ? Bu yüzden midir deli gibi yazmaları , çizmeleri , resmetmeleri ?
''Karanlıkta Islık Çalmak '' adlı oyunumuzu izlerken sizler kimbilir nerelere gittiniz , hangi sorularla sorguladınız gündelik yaşamınızı. Henüz 46 yaşında , o çok korktuğu ölümle yüzleşmiş şairimize , Cahit Sıtkı Tarancı'ya bir saygı duruşu niteliğindeydi oyunumuz.
''Karanlıkta ıslık çaldık , ıslıklarımız ıslıklarınıza karıştı , birlikte çoğaldık ve korkmuyoruz artık '' (Hemingway'in de başı derde girdiğinde ıslık çaldığını biliyor muydunuz ? )
116 dakika (tek perde) süren oyunumuzda Cahit Sıtkı Tarancı'nın ailesini , şiire olan tutkusunu ve dostlarını tanıdık . Sümerbank'ta memuriyetinin anlatıldığı tabloda seyircimizi şiir yağmuruna tutarak şaşırttık . Oyunumuzun sonunda ellerinde Cahit Sıtkı şiirleri ile evlerine dönen izleyicilerimize gururla baktık . Bazı genç izleyicilerimiz oyunun sonunda daktilo ile yazılarak çoğaltılmış bu şiirleri bize iade etmeye çalıştılar ! ! !
Cahit Sıtkı Tarancı'nın sadece ' 35 Yaş ' olmadığını , okumaya araştırmaya değer bir şairimiz bir değerimiz olduğunu anlatmaya çalıştık . Oyunumuzda 34 farklı müzik ve 26 adet dia kullanıldı . Müzikler Hayrettin hocanın aylar süren titiz taramaları sonucu özenle seçildi . Dialar ise oyunumuzun tiyatral tadını bozmayacak şekilde tablo aralarına , kararmalara yerleştirildi . Bu sayede dialar çok fazla kostüm değiştiren oyunculara da yardımcı oldu ve kararmalara anlam kazandırdı ...
Cahit Sıtkı Tarancı rolünde Uğur Uzunel vardı sahnede . Abartısız oyunculuğu , oyunun bütününe yayılan enerjisi ve sağlam ezberiyle tam not aldı izleyicilerden . Moğolumsu çekik gözleri ile utangaç , münzevi bir adam . Hitler'in bombaladığı Fransa'dan canını bisiklete atlayarak kurtaran bir genç şair . Peyami Safa'nın deyimi ile ' Geleceğin ışıklı kalemi ' .
Abbas rolunde Serhat Barış Açıkgöz'ü izledik . Oyunun en fazla konuşulan karakterlerinden biriydi Abbas . Oyun içinde seyirciyi rahatlatan bir tip oluşu , şiveyi çok beceriklice kullanışı dikkat topladı . Tipolojisinin role tam olarak oturması sayesinde elde ettiği popülerliği doğaçlamalarla süsleyince , Barış seyircilerden bol alkış ama hocadan eleştiri aldı . Eleştiriyse ; yönetmen yorumunun seyirciden alınan tepkilerle erozyona uğratılmasıydı ...
Cahit Sıtkı'nın geç bulduğu ancak doyamadığı biricik aşkı Cavidan Tınaz Hanım'ı Sinem Koşar ve Burçin Şengez dönüşümlü olarak canlandırdılar . Burçin de , Sinem de kendilerine özgü yorumlarını Hocanın 'Cavidan' yorumu ile çok iyi sentezlediler.Her ikisi de temiz diksiyonları , güçlü ve renkli sesleri , güvenli sahne tutuşları ile seyirciyi etkilediler.
Bedri Rahmi Eyüpoğlu rolünde Orçun Yılmaz , Sunullah Arısoy ve Orhan Veli rollerinde Serkan Satlık , Ahmet Muhip Dranas rolünde Nurtaç Ertürk , Necati Cumalı rolünde Furkan Özküçük , Haldun Taner rolünde Emre İpor seyircimizi yıllar öncesine , şiirimizin altın çağını yaşadığı günlere götürdüler ...
Şiiri duyduk...
Şiiri soluduk ...
Açıkçası , ben biraz da özendim Cahit Sıtkı'nın o günlerde şiirle gelen ününe .
Pakize Türk (Ceren Zıh - Simge Yalçın ) , Kadriye Öğünç ( Senem İ. Büyükkılıç - Özge Keskinoğlu) , Müesser Güven (Tuna Güngör - Cansu Günay ) rollerini dönüşümlü olarak paylaştılar . Sahnede görevli olmayan BTA'lılar da ışık ve müzikte hoca ile birlikte kumandadaydılar . Oyunumuzun dia gösteriminden Emrah Çarçapik sorumluydu. Işıkların da en az sahnedeki oyuncular kadar önemli ve etkili olduğunu söylemeliyim .Oyunumuz sahne donmaları ve ışık oyunları ile teknik açıdan da farklı tatlar verdi.
Dilimize dolanan oyunun kapanış şarkısını Emre İpor besteledi . Ben de size Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın dizeleri ile veda edeyim ...
'' Cahit ben seni nasıl ağıt edeyim
binbir anı yaşarken sensiz nasıl güleyim
duvarlar taş kapılar demir
kim yavaş yavaş içiyorsa Cahit'tir ''

Karanlıkta ıslık çalanlara katılmak istiyorsanız Cahit Sıtkı'yı izleyin derim ...

Sevil Filiz
E mail : sevilfiliz@hotmail.com  
Sevil Filiz'in diğer yazıları

* 10.11.2005 - UYU YAVRUM NİNNİ
* 25.09.2005 - MERHABA
* 09.10.2005 - BTA Ailesi

Comments

Popular Posts